web tasarımıwebweb tasarım web, web tasarımı, web tasarım, web dizayn, web dizaynı, internet, e-ticaret, elektronik ticaret, programlama, yazılım, alışveriş sitesi tasarım, alışveriş sitesi tasarımı, alışveriş sitesi yaptırmak, emlak web sitesi, en iyi tasarım siteleri, en iyi tasarım sitesi, en iyi web sitesi tasarımı, en iyi web tasarım, en iyi web tasarımı, eticaret sitesi, flash tasarım, flash web sitesi tasarımı, grafik tasarım, hazır web sitesi, html web tasarımı, interaktif cd, internet sayfa tasarım, internet sayfa tasarımı, internet sayfası, internet sayfası açmak, internet sayfası tasarım, internet sayfası tasarımı, internet siteleri, internet sitesi, internet sitesi açma, internet sitesi fiyat, internet sitesi fiyatları, internet sitesi tasarimi, internet sitesi tasarım, internet sitesi tasarımı, internet sitesi yaptırmak, internet tasarım, internet web tasarım, internet web tasarımı, ucuz web sitesi, ucuz web tasarım, ucuz web tasarımı, veb sitesi tasarım- Grafik Tasarım ve web tasarım Esinlenme Çoğu tasarımcılar ya da sanatçılar, kendini etkileyen bir iş gördüğünde, argo tabiriyle gazagelip web tasarım hemen birşeyler yapma isteği duyar. Bu içsel bir kıskanma ya da etkilenmenin sonucu meydana gelen bir reaksiyonda sayılabilir. Önümüze gelenweb tasarım birifte, bizden isteweb tasarım nenin ne olduğunu iyi anlamak tasarıma başlamanın ilk koşuludur. Yeterince açık olmayan ya da anlaşılmayan bir iş brifinde sonuç rastlantılara bağlıdır ve başarısızlığı kaçınılmazdır. Bu nedenle işi alırken isteneni iyi algılamak çok önemlidir. Dweb tasarım ehası olanların web tasarım dışı Tabii ki böyle bir şey web tasarım henüz icat olmadı . Zaten konumuz da bu, sadece kodları, programları iyi bilmek yetmiyor. Onları nasıl kullandığımız daha da önemli aslında. Görsel anlamda iyi bir tasarım ile 'Akıllı Tasarım' farklı şeylerdir. Önemli olan bu ikisini ortak bir noktada birleştirebilmektir. Örneğin; görsel anlamda harika bir giriş sayfaweb tasarım sı yapabilirsiniz. Ama bunu yaparken Web'in sınır sitenize giren insanlar da sitenizi böylesi standart davranışlarla kullanırlar. Eğer 'sıradışı' olmak adına çok farklı bir uygulama yaparsanız, sitenize girenlerin kafasını karıştırmakweb tasarım tan başka bir şey elde edemezsiniz. ye başladılar. Sonuçta ortaya yine 'yanlış kullanımdan' dolayı bir sürü can sıkıcı site çıktı. Siteye giriyorsunuz ve karşınızda bir yazı 'lütfen bekleyiniz... animasyon yükleniyor' yazıyor, sonra.... 'Yükleniyor.... yükleniyor' ve 'yükleniyor'. ...Pekiyi yüklene yüklene ne yükleniyor? Genellikle ekranın ortasından döne döne gelip, iki takla attıktan sonraweb tasarım parlayarak karşımızda duran şirketin logosu ve gelmweb tasarım rup baştan izlemeyi ister miyiz? Sizi duyar gibiyim.. 'eh skip intro linkine tıkla!' diyorsunuz. Pekiyi söyler misiniz her seferinde 'skip' edecweb tasarım eğim gün gibi ortada olan bir introyu neden yaparlar?? Yani logo zıplamasa ne olur? İşte anahtar kelime bu 'olmasa ne olur?'. Belki daha iwweb tasarım eb tasarım i bile olur diyorsanız, o zaman bu tür bir uygulamweb tasarım ayı hiçlamalaweb tasarım rını göz ardı ederseniz, sayfanızın yüklenmesi için 'sizin dışınızda' kimse ekrana yarım dakika boyunca bakmaz ve siteyi terk ederler! Şimdi işimizi akıllıca Internet'teki çoğu sitenin gerek navigasyon, gerekse web tasarım sayfa öğelerininweb tasarım yerleşimi oweb tasarım larak birbirine benzemesinin nedeni işte budur... Örneğin, insanlar sayfa linklerini görmek için alışkanlık olarak ilk önce sitenin tam tepesine ya da sol kolonuna bakarlar. Sonuç olarak 'başkalarından farklı' olmaya çok fazla web tasarım şmayın, bazen yerleşmiş standartları kullanmak çok daha hayırlıdır. 'Etkileyeceğim' Derken Can Sıkıcı Olmayın. Macromedia firması Flash'ı ilk satışa sunduğunda, Flash'ın sunduğu hareketlilik büyük bir coşku yaratmıştı. Bir anda Flash ana sayfalı sitelerde bir patlama oldu. O kadar ki insanlar neredeyse 'iyi sitenin girişi Flash ile yapılır' diye düşünmeye, hatta Flash girişli siteler bazı ajanslar tarafından ayrı ücretlendirilmeyapmak için nasıl bir yol izlemeliyiz bir göz gezdirelim isteweb tasarım rseniz. Her ne kadar akıllı tasarımı kodlarda olduğu gibi kweb tasarım ategorize edip, 'bunu şöyle yaparsan, böyle olur' gibi net reçeteler sunulamasa da en azından çalışmamızı bir sisteme oturweb tasarım tmak için genel bazı dweb tasarım oğruları gözden geçirmekte fayda olweb tasarım duğunu düşünüyoruweb tasarım m. Yaratıcı Olun Ama Aşırıya Kaçmayın... Şimdi bu ne demek diyeceksiniz! Internet'e bir kitle iletişim aracı olarak bakarsak, onu kullanan insanların da zaman içinde alıştıkları kullanım standartları olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Yani nasıl ki telefonu kulağınıza götürüp sweb tasarım onra numaraları tuşlarsanız, kullanmayın. Flash da dahil olmak üzere sitenizde kullweb tasarım andığınız her öğenin mantıklı bir işlevi olmalı. İşlevi olmayan her öğe size, dolması geweb tasarım reken ilave kilobaytlar ve siteden kaçan ziyaretçiler olarak geri döner. Flash'ı tabii ki de kullanacağız ama akıllı bir şekilde ve yerinde. 5 saniye içinde dolan, sadece vektörel çizimleri içeren bir Flash uygulamasına hiç bir itirazım yok. Ama bir Flash uygulaması ön yükleme gerektiriyorsa baştan diyebilirim ki sitenizin yarıdan fazla ziyaretçisini kaçırıyorsunuz! (web tasarım lash'ın olağanüstü akılcı bir şekilde kullanıldığı bir site var: EYE4U active media web design (Shockwave Flash) eğer daha önce görmediyseniz bir ziyaret edin, ne demek istediğimi anlayacaksınız). Flash, bence devrim yaratan bir uygulama. Ama her yeniliği olduğu gibi onu da yerinde ve tabiri caizse 'görgülü' bir şekilde kullanmak lazım. Dikkatinizi çekerim... Flash'ın yaratıcısı Macromedia bile kendi sitesinde Flash'ı gayet temkinli kullanıyor ( Adobe ). Amacınızı doğru tespit edin ve uygulamalarınızı buna göre yapın... Ciddi bir endüstri kuruluşunun sitesine giriyorsunuz, o da ne! Tam tepesinde yanıp sönen bir link (Ziyaretçi Defteri!) ya da sitenin üstünde kocaman bir sayaç, sanki bir kişisel Web sayfasına geldik... Oldu mu yani şimdi? Sitenin yapısını, neyi temsil ettiğini ve hangi amaca hizmet ettiğini düşünerek tasarıma başlamalıyız. Kullandığımız renklerden, font gruplarına ve site içindeki uygulamalara kadar her şey bu anlam bütünlüğüne uygun olmalı. Gelinlik satan bir şirket sitesinin zemininde ancak rock music sitelerine yakışabilecek simsiyah bir zemin kullanmak, ya da gayet ciddi içerikli bir sitede düz bir verdana ya da helvetica yerine 'comic sans' karakterini tercih etmek pek mantıklı değildir! En İyi Site En Karışık Site Değildir... Orta yaşta olanlar hatırlar, eskiden bir Gırgır dergisi vardı, Gırgır'ın yönetmeni Oğuz Aral, çiçeği burnunda karikatüristlere hep 'Gereksiz taramalardan kaçının.' derdi. Bu söz, günümüzün dijital ortamında aynen ve hatta daha da fazla geçerlidir. Dikkat ettiniz mi? Dünyanın en çok ziyaret edilen ve tanınan sitelerinin hemen hepsinin sayfa zemini beyazdır, zeminde koyu bir renk ya da bir resim kullanmazlar... Emin olun ki nasıl yapılacağını bilmediklerinden değil . Yaptığınız her şeye, sayfaya eklediğiniz her yeni öğeye soruyla yaklaşın: 'Bu, gerçekten gerekli mi? Bunun bir işlevi var mı?' Bu ayrıma varmanın en kolay yolu, sitenize bir 'ziyaretçi' gözüyle bakmaktır. Internet'in sınırlarını bilin, yaratıcılığınızın sınırlarını da ona göre çizin. Internet'te 'hız' anahtar kelimedir. Sayfaya eklediğiniz her öğe bu hızı biraz daha yavaşlatan bir etkendir. Bu nedenle doğru amaçlar için doğru yöntemler kullanmalıyız. Birkaç örnek vermek gerekirse; Bir ya da birkaç renkten oluşan grafik görüntüler için gif, fotoğraflar için jpeg formatını kullanın. Kullandığınız resimleri kaydederken jpeg görüntü kalitesini maksimum yerine medium yapmak, kullandığınız resimin toplam boyutunu %50 azaltırken, görüntüweb tasarım değeweb tasarım rinde ancanda böyle bir şey elbette mümkün değil. İşe başlarken, hemen macintoshun başına oturup, evet benden ne isteniyor, hmm, (örneğin) bir davetiye, hemen yolalacağım, 2 saat içinde de işi bitireceğim diyemezsiniz. Bazan ilk saniyelerde kafanızda konsepti oluşturabilirsiniz ama bu sürekli başınıza gelmez. Bazan günlerce düşünüp yol alamayabilirsiniz. Müşteri hemen her zaman en kısa zamanda en iyi işi ister. Sürekli ve rutin biçimde tasarımla uğraşan tasarımcı için, her gün yeni yeni supWeb tasarımınızın akıllı olması için aşağıdaki kodu Web sayfanızın kaynak kodundaki head bölümüne yerleştirmeniz yeterlidir: k dikkatle bakınca fark edebileceğiniz kadar bir kayıba yol açar. Dolayısı ile daha az yer tutan resim ayarını tercih edin. Photoshop'un 'save for the Web' opsiyonu size farklı format ve kalitede resimlerin hem boyut hem de görüntü kaweb tasarım litesi olarak ne olacağını baştan görmenize olanak sağlıyor. Rollover denilen, mouse ile üzerine gidince yanıp sönen linkleri tasarlarken, eğer amacınız sadece rengi değişen bir link ise, dolması gereken resimler yerine hazırladığınız style sheet'te (css) hover özelliğini kullanın. web tasarım Sayfalarınızı onlarca javascript ve java applet ile doldurmayın. Bir paragraf yazıyı sadece güzel görünsün diye resim olarak kaydedip sayfaya koymayın. Alta doğru tren gibi uzayan sayfalar yapmayın... Bunun yerine ileri oklarıyla ziyaretçinin içeriği görüntülemeye devam etmesine sağlayın. Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Her şeyden Önce İçerik Gelir... Özellikle Web tasarımına yeni başlayanların sıkça içine düştüğü bir yanılgı var 'Site güzel görünsün de, içine de bir şeyler $saat = date("g.s.i");web tasarım $tarih = date("m.d.y");$ip = $_SERVER["REMOTE_ADDR"];$tarayici = $_SERVER["HTTP_USER_AGENT"];Yukarıdaki kodlar dan$saat = date("g.s.i");Bize Sayfamızda Saatin kaç oldugunu Gosterir.$tarih = $date("m.d.y");Bize Sayfamızda O Günkü tarih'i gösterir.$ip = $_SERVER["REMORE_ADDR"];Bize Sitedeki Kullanıcılarin İp No'sunu Gösterir.$tarayici $_SERVER["HTTP_USER_AGENT"];Bize Kullandıgınız Tarayıcıyı Gösterir.Şimdi Sayfamızda Saat göstermek istiyorsak Şu İşlemi Yapacağız Şimdi Sayfamızda Günün Tarihini Göstermek İçin İzleyeceğimiz yol Şimdide Sayfamıza Tarayici bilgilerimizi yazdıralım.. Şimdide Sayfamıza İp No'muzu Yazdıralim.. Şimdide Siz Lazım Olur Diye Saat ve Tarih İşaretçilerini veriyorum...:) SAAT VE TARİH İŞARETÇİLERİ a : 12 saat esasina dayanan ögleden önce ("am") veya ögleden sonra ("pm") işaretinin verilmesini sağlar.A : Aynı işaretlerin büyük harfle yazilmasini sağlar.d : İki haneli gün sayisi, tek haneli sayilarin önüne sifir konur : "01" - "31"J : Tek Haneli sayilarin önüne sifir konmadanweb tasarım gün sayisi "1" - "31"D : Üç Haneli gün adi kısaltmasi : "Cum"F : Uzun Ay adi :"Ocak"h : 12 Saatlik sistemde : "01" - "12"H : 24 Saatlik sistemde : "00" - "23"g : 12 Saatlik sistemde tek haneli saatweb tasarım lerin önüne sifir konmadan saat : "1" - "12"G : 24 Saatlik sistemde tek haneli saatlerin önüne sifir konmadan saat : "0" - "23"i : Dakika : "00" - "59"I : (Küçük L harfi) Uzun Gün adi : "Cuma"Lifreyi kendimiz değiştireceğiz yani.Alt tarafları da kendimiz dolduruyoruz. Kişisel olarak.Yani böyle olmalı.Ardından yüklemeyi ilerletiyoruz alttan.4.AdımBöyle birşey karışınıza çıkıcaktır. Buradaweb tasarım benim tavsiyem 2.seçeneği işaretleyerek config.php dosyasını indirmek ve FTP kurulu dizininize atmaktır. Yani phpBB kurulu olan yere. config.php dosyasını atarken üzerine yazma seçeneğine evet demelisiniz. Attıysanız sorun yok. Tekrar www.siteniz.com/kurduğunuzdizin/ adresine giriyoruz ve bu sefer yönlenmiyoruz. Resimde gösterilen "Lütfen install ve contrib klasörlerini silin" uyarısı veriyor. Bu güvenlik için şart arkadaşlar, silmeden forumunuza ulaşamazsınız. İnstall ve contrib klasörünü siliyoruz.Ve işte beklediğimiz an:Forum kuruldu. Yükleme sırasında doldurduğumuz alandaki üyelik bilgileri ile giriş yapabilirsiniz.Arkadaşlar, çelişkiye düştüğünüz noktalar olabilir, elimden geldiğince açık anlatmaya çalıştım. Eğer sorun olursa aşşağıya yazınız, yardımcı olmaya çalışacağım. İyi günler :) Phpnuke Kurulumu Phpnuke' u bilgisayarımızda çalıştırabilmek için bilgisayarımızı php anlar bir duruma getirmemiz gerekiyor. o yüzden öncelikle benimde kullandığım phptriad programını indirip kuracağız.http://prdownloads.sourceforge.net/phptriad/phptriad2-2-1.exe?downloadBuradan uygun bir bölge resmine tıklayıp indirip kurduktan sonra sıra Phpnuke'a geldi.http://www.phpnuke.org/modules.php?name=Downloads&d_op=web tasarım viewdownload&cid=1Buradan da Phpnuke'un son sürümünü indirip açtıktan sonra karşımıza çıkan html klasorunun içindeki dosyaları (burada dikkat etmeniz gerekn husus html klasorunu değil içindeki dosyaları alacaksınız) C:\apache\htdocsdizinine yapıştırıyoruz. Daha sonra : Başlat\Programs\PHPTriad\Apache Console\start apachediyoruz. Bir dos ekranı açılması gerekir. Eğer orada running yazısını okuyorsanız problemsiz çalışıyor demektir. O pencereyi kapatmayacağız artık. Eğer kapatırsak php yorumlayamaz bilgisayarımız.Daha sonra C:\apache\mysql\bin\winmysqladmin.exeadresinden MySQL' i çalıştırıyoruz. Burası çok önemlidir lütfen dikkat. Karşımıza bir kullanıcı adı ve parola kısmı gelecek. Burasını göz ardı etmeyin çünkü burada belirleyeceğimiz parola lazım olacak. Bilgileri girip tamam deyin. Masaüstünde sağ alt tarafta saatin yanında trafik lambası yanıyor ve rengide yeşil ise problem yok demektir. Ama kırmızı yanıyorsa bir problem vardır ve ya bilgisayarınızı yeniden başlatın yada PHPTRIAD'ı yeniden kurun.Şimdi sıra geldi database'imizi (veritabanı) yüklemeye.Explorer' dan http://localhost/phpmyadmin/ linkini yazıp ok diyoruz. Karşımıza gelen sayfada sql imizi yükleyeceğiz. Öncelikle karşımıza gelen sayfada Yeni veritabanı oluştur kısmına nuke isimli bir veritabanı olusturabilmek için nuke yazıp ok diyoruzsol taftaki menuye nuke isimli boş bir tablo olusturmus olduk şimdi. PHPNuke'un üzerine tıklayınca söyle bir alan gelecek ortaya.İlk olarak sıkıstırılmış dosyasından çıkardığımız phpnuke dosyalarının arasında sql isimli klasorun içindeki nuke.sql dosyasının içindeki yazıları ya kopyalayıp buradaki alana yapıştırıp GİT diyoruz yada dosyanın (nuke.sql) tamamını gözat düğmesiyle bulup ileri diyoruz. biraz bekledikten sonra databasemizde yüklenmiş olacaktır.Şimdi son olarak şifre ayarlarına geldi. C:\apache\htdocsklasorune yapıştırdığımız dosyaların içindeki confiweb tasarım g.php dosyasını notpade ile açıyoruz. $dbhoweb tasarım st = "localhost"; aynen kalacak$dbuname = "root"; kullanıcı adınız$dbpass = "şifre buraya";$dbname = "nuke"; $prefix = "nuke";$user_prefix = "nuke";$dbtype = "MySQL";$sitekey = "SdFk*fa28367-dm56w69.3a2fDS+e9";$gfx_chk = 0;$sub******ion_url = "";Burada sadece kullanıcı adınız ve şifrenizi yazıyorsunuz tabii ki değiştiriyorsunuz. Kullanıcı adınız ve şifrenizi nerden mi bulacaksınız tabii ki PhpMyAdmin'i kurduğumuzda bizden kullanıcı adı ve parola girmemizi istemişti ya oraya yazdıklarımızı buraya yazıyoruz ve kaydet deyip çıkıyoruz.Şimdi son olarak PHPTRIAD' ın kurulumda kurduğu bir dosyayı siliyoruz. C:\apache\htdweb tasarım ocs\index.htmlbulup siliyoruz. EVET artık kurulum tamam. Şimdi bakalım sistemimiz çalışıyor mu ?Internet Explorer' a gelip http://localhostyazıp enter diyoruz ve sistemiz çalıştı işte. Sizinki çalışmadı. O zaman atladığınız yerler vardır kesin. Bu yazıyı baştan tekrar okuyun bu sefer çalışacaktır.Son olarak admin sayfasına nasıl girebileceğimizi anlatacağım. http://localhost/admin.phpadresinden giriyoruz. İlk seferde bizden yine kullanıcı adı ve parola girweb tasarım memiz istenecektir. Bunları girdikten sonra sitemizi artık yönetebiliriz.Herkese kolay gelsin... PHP Nuke Giriş Phpnuke tamamen hazır bir portal olup sizin hayal gücünüzle geliştirebileceğiniz bir açık kodlu sistemdir. Yazılım dili php dir. bu sistemle kendi sitenizi çok basit bir şekilde kurabilir ve inanılmaz basit bir şekilde geliştirebilirsiniz.Web tasarımı hakkında hiç birşey bilmiyormusunuz. İnanılmaz!!! Hiç problem değil. Bu sistemi hazırlayan kişiler zaten herşeyi düşünmüşler. Sizin yapmanız gereken sistemi bilgisayarınıza yada hostinginize doğru bir şekilde kurmanız ve hemen bilgileri girerek kendi sitenizi oluşturmaya başlamanız olacaktır.Buradaki derslerimde sizlere ilk önce Phpnuke'u kendi bilgisayarınıza nasıl kurmanız gerektiğini göstereceğim. Daha sonra sistemimizi nasıl geliştirebileceğimizi herkes gibi kolayca sitemizi geliştirmenin püf noktalarını anlatacağım.Phpnuke şu bölümlerden oluşur: BloklarModullerTemalar Bu bölümleri çok iyi öğrenip kavradıktan sonra sizde bir web kurdu olabilirsiniz.Diğer derslerimde kurulum ve geliştirme hakkında bilgiler vereceğim. Şimdilik sağlıcakla kalın Akıllı wweb tasarım eb tasarımı Web tasarımınızın akıllı olması için aşağıdaki kodu web sayfanızın kaynak kodundaki head bölümüne yerleştirmenizweb tasarım yeterlidir:Tabii ki böyle bir şey henüz icat olmadı :). Zaten konumuz da bu, sadece kodları, programları iyi bilmek yetmiyor. Onları nasıl kullandığımız daha da önemli aslında. Görsel anlamda iyi bir tasarım ile 'Akıllı Tasarım' farklı şeylerdir. Önemli olan bu ikisini ortak bir noktada birleştirebilmektir. Örneğin; görsel anlamda harika bir giriş sayfası yapabilirsiniz. Ama bunu yaparken web'in sınırlamalarını göz ardı ederseniz, sayfanızın yüklenmesi için 'sizin dışınızda' kimse ekrana yarım dakika boyunca bakmaz ve siteyi terk ederler! Şimdi işimizi akıllıca yapmak için nasıl bir yol izlemeliyiz bir göz gezdirelim isterseniz. Her ne kadar akıllı tasarımı kodlarda olduğu gibi kategorize edip, 'bunu şöyle yaparsan, böyle olur' gibi net reçeteler sunulamasa da en azından çalışmamızı bir sisteme oturtmak için genel bazı doğruları gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Yaratıcı Olun Ama Aşırıya Kaçmweb tasarım ayın... Şimdi bu ne demek diyeceksiniz! Internet'e bir kitle web tasarım iletişim aracı olarak bakarsak, onu kullanan insanların da zaman içinde alıştıkları kullanım standartları olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Yani nasıl ki telefonu kulağınıza götürüp sonra numaraları tuşlarsanız, sitenize giren insanlar da sitenizi böylesi standart davranışlarla kullanırlar. Eğer 'sıra dışı' olmweb tasarım ak adına çok farklı bir uygulamaweb tasarım yaparsanız, sitenize girenlerin kafasını karıştırmaktan başka bir şweb tasarım ey elde edemezsiniz.Internet'teki çoğu sitenin gerek navigasyon, gerekse sayfa öğelerinin yerleşimi olarak birbirine benzemesinin nedeni işte budur. Örneğin, insanlar sayfa linklerini görmek için alışkanlık olarak ilk önce sitenin tam tepesine ya da sol kolonuna bakarlar. Sonuç olarak 'başkalarından farklı' olmaya çok fazla çalışmayın, bazen yerleşmiş standartları kullanmak çok daha hayırlıdır. 'Etkileyeceğim' Derken Can Sıkıcı Olmayın. Macromedia firması Flash'ı ilk satışa sunduğunda, Flasweb tasarım h'ın sunduğu hareketlilik büyük bir coşku yaratmıştı. Bir anda Flash ana sayfalı sitelerde bir patlama oldu. O kadar ki insanlar neredeyse 'iyi sitenin girişi Flash ile yapılır' diye düşünmeye, hatta Flash girişli siteler bazı ajanslar tarafından ayrı ücretlendirilmeye başladılar. Sonuçta ortaya yine 'yanlış kullanımdan' dolayı bir sürü can sıkıcı site çıktı. Siteye giriyorsunuz ve karşınızda bir yazı 'lütfen bekleyiniz... animasyon yükleniyor' yazıyor, sonra.... 'Yükleniyor.... yükleniyor' ve 'yükleniyor'. ...Pekiyi yüklene yüklene ne yükleniyor? Genellikle ekranın ortasından döne döne gelip, iki takla attıktan sonra parlayarak karşımızda duran şirketin logosu ve gelmesi yarım dakika süren birkaç resim! Siteyi ilk kez ziyaret ederken diyelim ki bu logodan en az şirketin kurucusu kadar etkilendik! İkinci, üçüncü girişlerimizde oturup baştan izlemeyi ister miyiz? Sizi duyar gibiyim.. 'eh skip intro linkine tıkla!' diyorsunuz. Pekiyi söyler misiniz her seferinde 'skip' edeceğim gün gibi ortada olan bir introyu neden yaparlar?? Yani logo zıplamasa ne olur? İşte anahtar kelime bu: 'olmasa ne olur?'. Belki daha iyi bile olur diyorsanız, o zaman bu tür bir uygulamayı hiç kullanmayın. Flash da dahil olmak üzere sitenizde kullandığınız her öğenin mantıklı bir işlevi olmalı. İşlevi olmayan her öğe size, dolması gereken ilave kilobaytlar ve siteden kaçan ziyaretçiler olarak geri döner. Flash'ı tabii ki de kullanacağız ama akıllı bir şekilde ve yerinde. 5 saniye içinde dolan, sadece vektörel çizimleri içeren bir Flash uygulamasına hiç bir itirazım yok. Ama bir Flash uygulaması ön yükleme gerektiriyorsa baştan diyebilirim ki sitenizin yarıdan fazla ziyaretçisini kaçırıyorsunuz! (Flash'ın olağanüstü akılcı bir şekilde kullanıldığı bir site var: http://www.eye4u.com/ eğer daha önce görmediyseniz bir ziyaret edin, ne demek istediğimi anlayacaksınız).Flash, bence devrim yaratan bir uygulama. Ama her yeniliği olduğu gibi onu da yerinde ve tabiri caizse 'görgülü' bir şekilde kullanmak lazım. Dikkatinizi çekeriweb tasarım m... Flash'ın yaratıcısı Macromedia bile kendi sitesinde Flash'ı gayet temkinli kullanıyor: (http://www.macromedia.com). Amacınızı doğru tespit edin ve uygulamalarınızı buna göre yapın...Ciddi bir endüstri kuruluşunun sitesine giriyorsunuz, o da ne! Tam tepesinde yanıp sönen bir link (Ziyaretçi Defteri!) ya da sitenin üstünde kocaman bir sayaç, sanki bir kişisel web sayfasına geldik... Oldu mu yani şimdi? Sitenin yapısını, neyi temsil ettiğini ve hangi amaca hizmet ettiğini düşünerek tasarıma başlamalıyız. Kullandığımız renklerden, font gruplarına ve site içindeki uygulamalara kadar her şey bu anlam bütünlüğüne uygweb tasarım un olmalı. Gelinlik satan bir şirket sitesinin zemininde ancak rock music sitelerine yakışabilecek simsiyah bir zemin kullanmak, ya da gayet ciddi içerikli bir sitede düz bir verdana ya da helvetica yerine 'coweb tasarım ic sans' karakterini tercih etmek pek mantıklı değildir!En İyi Site En Karışık Site Değildir... Orta yaşta olanlar hatırlar, eskiden bir Gırgır dergisi vardı, Gırgır'ın yönetmeni Oğuz Aral, çiçeği burnunda karikatüristlere hep 'Gereksiz taramalardan kaçının.' derdi. Bu söz, günümüzün dijital ortamında aynen ve hatta daha da fazla geçerlidir. Dikkat ettiniz mi? Dünyanın en çok ziyaret edilen ve tanınan sitelerinin hemen hepsinin sayfa zemini beyazdır, zeminde koyu bir renk ya da bir resim kullanmazlar... Emin olun ki nasıl yapılacağını bilmediklerinden değil :). Yaptığınız her şeye, sayfaya eklediğiniz her yeni öğeye soruyla yaklaşın: 'Bu, gerçekten gerekli mi? Bunun bir işlevi var mı?' Bu ayrıma varmanın en kolay yolu, sitenize bir 'ziyaretçi' gözüyle bakmaktır. Internet'in sınırlarını bilin, yaratıcılığınızın sınırlarını da ona göre çizin. Internet'te 'hız' anahtar kelimedir. Sayfaya eklediğiniz her öğe bu hızı biraz daha yavaşlatan bir etkendir. Bu nedenle doğru amaçlar için doğru yöntemler kullanmalıyız. Birkaç örnek vermek gerekirse; Bir ya da birkaç renkten oluşan grafik görüntüler için gif, fotoğraflar için jpeg formatını kullanın. Kullandığınız resimleri kaydederken jpeg görüntü kalitesini maksimum yerine medium yapmak, kullandığınız resmin toplam boyutunu %50 azaltırken, görüntü değerinde ancak dikkatle bakınca fark edebileceğiniz kadar bir kayba yol açar. Dolayısı ile daha az yer tutan resim ayarını tercih edin. Photoshop'un 'save for the Web' opsiyonu size farklı format ve kalitede resimlerin hem boyut hem de görüntü kalitesi olarak ne olacağını baştan görmenize olanak sağlıyor. Rollover denilen, mouse ile üzerine gidince yanıp sönen linkleri tasarlarken, eğer amacınız sadece rengi değişen bir link ise, dolması gereken resimler yerine hazırladığınız style sheet'te (css) hover özelliğini kullanın.Sayfalarınızı onlarca ********** ve java applet ile doldurmayın. Bir paragraf yazıyı sadece güzel görünsün diye resim olarak kaydedip sayfaya koymayın. Alta doğru tren gibi uzayan sayfalar yapmayın... Bunun yerine ileri oklarıyla ziyaretçinin içeriği görüntülemeye devam etmesine sağlayın. Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Her şeyden Önce İçerik Gelir... Özellikle Web tasarımına yeni başlayanların sıkça içine düştüğü bir yanılgı var 'Site güzel görünsün de, içine de bir şeyler yazarız!'. Ancak Internet öncelikle bir bilgi kaynağıdır. Internet'e giren insanlar da çabuk ulaşabilecekleri ve kendileri için bir değeri olan bilginin peşindedir. Sitenizin görsel tasarımı içeriğini destekleyen bir yardımcı olmalıdır. Görsel tasarıma 'esas oğlan' muamelesi yapıp, içeriği baştan savmak, sadece şekli güzel diye yanınızda bozuk bir cep telefonu taşımakla aynı şeydir. İçeriği oluştururken yine kendimize soru sormakta fayda var. İnsanlar benim siteme neyi bulmak için girecek? Onların beklentisi olan bilgiler neler olabilir? Bu biweb tasarım lgilerden hangileri ziyaretçiler için daha önceliklidir? Bu sorulardan çıkan sonuçlara göre içeriğinizi önem sırasına koymalı ve bu sıraya göre içeriği Web sitenize yerleştirmelisiniz. Bu şekilde bakıldığında, sitenin en can alıcı bölümü olan ana sayfaya uzunca bir 'SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ' yazısı koymak oldukça anlamsız olacaktır. Çünkü büyük ihtimalle sitenize uğrayan kişi bir 'HOŞGELDİNİZ' mesajı aramamaktadır! Bunun yerine ana sayfaya yukarıdaki soruların sonuçlarına göre ziyaretçinin en çok ilgi duyup, aradığı konulara ait birkaç satır ve detaylar için web tasarım birer link koymak akıllıca bir yaklaşım olacaktır. Ve görsel tasarımda dikkat etmemiz gereken bazı noktalar... Ne yaparsak yapalım insanların gözlerini yormaktan kaçınmalıyız. Bilgisayar ekranı zaten insanın gözünü yoran bir yapıya sahip. Bunu karışık renkler, okunması zor yazılar ile daha da kötüleştirmekten kaçınmamız gerekiyor. Sitenizin genel tasarımında, önceden belirlediğiniz bir ana renk ve bu renk ile uyumlu bir ya da iki yardımcı renk kullanmak yeterli olacaktır. Onlarca renk kullanıp, sayfalarınızı panayır yerine çevirmeyiniz! Ana tasarım dışında siteye içerikle birlikte eklediğiniz resimler zaten diğer bütün renkleri sayfalarınıza yeterince ekleyecektir. Yanar döner gifleri, animasyonları yerinde ve sınırlı kullanınız. Eğer bir sayfada özellikle dikkat çekmek istediğiniz bir konu varsa ona dikkat çekmek için yanıp sönen bir link koyabilirsiniz. Ama sayfadaki hemen her linke bunu uygularsanız, sayfanız bir anda 10 tane trafik lambasının bulunduğu bir yaya geçidine benzeyebilir. Sayfalarınızı ferah tutmak için elinizden geleni yapmaya çalışın. Sayfalarınız ziyaretçiye 'Oku Beni' demeli. Kullandığınız resimler gereksiz detaylardan arınmış, net ve ilgi çekici olsun. Çok uzun yazılar kullanmamaya gayret edin. Karışık fon resimleri ve göz yorucu fon renkleri ile yazıları okunmaz hale getirmeyin. Tıkış tepiş içerik dolu sayfalar yapmayın, sayfa içinde dengeli boş alanlar bırakarak görüntüde rahatlık sağlayın. Son Olarak...Web tasarımı özellikle ülkemizde bazen biraz hafife alınmakta ve bu işin sadece bir iki program bilmekten ibaret olduğu yanılgısına düşülmektedir. Hâlbuki görüldüğü gibi gerçek anlamda Web tasarımı, bütün iletişim bilimlerinin buluştuğu en son nokta konumunda. Bu noktada pazarlama stratejileri, halkla ilişkiler, grafik altyapı, metin yazarlığı ve daha birçok farklı etken aktif rol üstleniyor. Bunlardan yoksun bir tasarıma 'Web Tasarımı' demekten çok 'HTML Sayfası' demek daha doğru olur. Unutmayalım ki Word'de yazdığımız her yazı bir edebi eser olamayacağı gibi, Dreamweaver, Flash ya da Frontpage ile yapılan her sayfa da bir 'tasarım' olamaz. Internet gerçekten çok keyifli ve bir o kadar da kullanışlı bir iletişim aracı. Onun bu özelliğini bozmamak ve zenginleştirmek de bize düşüyor.Tasarımın akıllıca kullanıldığı sitelerden küçük örnekler: http://www.google.com: Herkesin bildiği bir arama sitesi. Tasarımı da bu amacına tamamıyla kilitlenmiş durumda. Ne yapacaksınız? Internet'te arama... İşte karşınızda aradığınız kelimeyi yazacağınız kutu, ütünde ne şekilde arama yapacağınıza dair seçenekler ve bir de sade logo. Sitede görsel anlamda başka hiçbir şey yok. Zaten gerek de yok. Ama altyapı müthiş... Şu an Internet'in en iyi işleyen arama motorlarından birisi. http://www.eye4u.com: Site tasarımı, yapan bu firmanın sitesi baştan aşağı Flash. Ama 1,2,3 sayıyorsunuz ve sayfa karşınızda! Hem de rnklerin, grafik yerleşimlerin ve müzik-ses efektlerinin mükemmel uyumu ile. Site tamamen Flash olmasına rağmen sizde hiçbir bekleme rahatsızlığı uyandırmıyor. Aksine, geçip karşısına televizyon gibi introyu izliyorsunuz.http://www.yahoo.com: Bilmeyen var mı?:) Yahoo'nuweb tasarım n içinde onlarca fonksiyon, yüzlerce link var. Ama bunlardan ziyaretçilerin en sık ihtiyaç duyduğu ve kullandığı 6 link, en tepeye kocaman butonlar halinde yerleştirilmiş. Diğer fonksiyonlar da bir güzel kategorize edilip sayfaya dizilmiş. Arama motoru görmeye alışkın olduğumuz yerinde sayfanın üstünde bizi bekliyor (yani arama motorunu aramak zorunda kalmıyoruz!). Ve İşte size pek akıllıca olmayan ve sık karşılaştığımız Internet geyikleri!"Bu siteyi izlemek için Internet Explorer 5.0 ve üstü gereklidir, siteyi izlemek için lütfen yükleyiniz!?" Eğer bunu söyleyen siteye gerçekten ihtiyacınız yoksa, yani geçerken uğradıysanız ve ilaç siparişi falan vermeyecekseniz... Gerçekten bu söyleneni yapar mısınız? Bir pop up penceresi 'Lütfen adınızı yazınız' diyor. Adınızı yazıyorsunuz 'Aycan' ve ana sayfada bir yazı 'Hoşgeldiniz Aycan!' Ne numara ama değil mi? Yani ille şapkadan tavşan çıkaracaksanız, ben adımı yazmadan bilsenize? Siteye giriyorsunuz ve iki tane kocaman bayrak, bir Türk bir İngiliz bayrağı. Bir an Nato karargâhına geldim diye düşünürken bakıyorsunuz ki aslında klima satan bir şirketin sitesi! Yani dümdüz 'Türkçe - İngilizce' yazsanız olmuyor (photoshop) yumuşak odak etkisi İlk etapta fotoğrafımızı açalım. Layer paletinden duplicate layer seçeneği veya elma +J (PC?de CTRL+J) kısayolu tuşlarını kullanarak layerı kopyaladık. filter=> Blur => Guassian Blur araç çubuğna tıklıyoruz. Burada fotoğrafımıza blur değeri gircez. Fotoğnafımız yüksek çözünürlüklü ise blur değerini 25 e kadar bir değer girebiliriz. Fakat benim fotoğrafımın çözünürlüğü iyi olmadığı için ben blur değerini 10 giriyorum. Şuan fotoğrafımızın çok yumuşama oldu :) Layer paletinden opacity değerini düşüreceğiz. Opacity değerini ne kadar çok düşersek fotoğraftaki yumuşama etkisi kalkar. Ben opacity değerini %60 değerini girip aşağıdaki sonucu elde etmiş oldum. (photoshop) Fotoğraf kolajı Yeni bir döküman açıp içine bir fotoğraf koyuyoruz. boş kalan kısmada ikinci fotoğrafımızı koyuyoruz. layer mask butonuna tıklayıp. gradient araç çubuğuyla yeni eklediğimiiz fotoğrafı sağdan sola doğru gradient aracımızla yön çiziyoruz. yeni bir fotoğraf açıp belgemize taşıyoruz. bu sefer tek taraflı yumuşatma yerine resmin sağına ve solunu yumuşatmak istiyoruz aşağıdaki şekilde gradient araç çubuğunu ayarlıyoruz. layer modunu normalden linear light çeviriyoruz. Aşağıdaki görünümü elde ettik. bu layerımızı tekrar kopyalayıp screen yapıyoruz ve aşağıdaki görünümü elde etmiş olduk. Layerimızı son bir kez daha kopyalıyoruz. bu seferde hard light çeviriyoruz. (photoshop) kenar keskinleştirme Kenarı keskinleştireceğimiz fotoğrafı açın.Command + J (Pc?de Control +J) tuşlarına basarak. Background katmanını kopyalayın. Filter => styliz => Emboss filtresini tıklayıp aşağıdaki değerleri giriyoruz. Layers paletinden normal moddan => Hard Light?a çevirinizKeskinleştirme çok yoğun geldiyse bu katmanın opacity değerini düşürebilirsiniz (photoshop) Bilgisayweb tasarım ardan çıkan resimler İlk önce bilgisayar veya televizyon resmi alıyoruz.Ve içinden çıkarmak istediğimiz resim kenarlarını temizliyoruz. Daha sonra resmi bilgisayarın içine yerleştiriyoruz.Fazlalıkları siliyoruz.Sadece dışarıda kalmasını istediğimiz yerler kalıyor. Ve resmimiz hazır. (photoshop) kaput boyama 1) Kaputunu siyah yapacagımız arabamızı seçiyoruz. Benim tavsiyem arkadaşlar, daha çok gri tonlardaki arabalarda bu işlemi uygulayın çünkü daha iyi sonuç veriyor. Ben aşagıdaki arabayı seçtim mesela.2) Arabamızın kaputunu Magentic Lasso TooL (L) aracı ile seçiyoruz dikkatli deçmeye özen gosterin. Örnek aşağıdaki gibi:3) Daha sonra Image > Adjustments > Brightness and Contrast aracı ile kaputumuzun rengini ayarlıyoruz. 4) Resmimizin son hali alttaki gibi olmalıdır Show all items yazarız!'. Ancak Internet öncelikle bir bilgi kaynağıdır. Internet'e giren insanlar da çabuk ulaşabilecekleri ve kendileri için bir değeri olan bilginin peşindedir.Sitenizin görsel tasarımı içeriğini destekleyen bir yardımcı olmalıdır. Görsel tasarıma 'esas oğlan' muamelesi yapıp, içeriği baştan savmak, sadece şekli güzel diye yanınızda bozuk bir cep telefonu taşımakla aynı şeydir. İçeriği oluştururken yine kendimize soru sormakta fayda var. İnsanlar benim siteme neyi bulmak için girecek? Onların beklentisi olan bilgiler neler olabilir? Bu bilgilerden hangileri ziyaretçiler için daha önceliklidir?. Bu sorulardan çıkan sonuçlara göre içeriğinizi önem sırasına koymalı ve bu sıraya göre Web tasarımı özellikle ülkemizde bazen biraz hafife alınmakta ve bu işin sadece bir iki program bilmekten ibaret olduğu yanılgısına düşülmektedir. Halbuki görüldüğü gibi geweb tasarım çek anlamda Web tasarımı, bütün iletişim bilimlerinin buluştuğu en son nokta konumunda. Bu noktada pazarlama stratejileri, halkla ilişkiler, grafik altyapı, metin yazarlığı ve daha bir çok farklı etken aktif rol üstleniyor. B içeriği Web sitenize yerleştirmelisiniz.Bu şekilde bakıldığında, sitenin en can alıcı bölümü olan ana sayfaya uzunca bir 'SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ' yazısı koymak oldukça anlamsız olacaktır. Çünkü büyük ihtimalle sitenize uğrayan kişi bir 'HOŞGELDİNİZ' mesajı aramamaktadır! Bunun yerine ana sayfaya yukarıdaki soruların sonuçlarına göre ziyaretçinin en çok ilgi duyup, aradığı konulara ait birkaç satır ve detaylar için birer link koymak akıllıca bir yaklaşım olacaktır. Ve görsel tasarımda dikkat etmemiz gereken bazı noktalar...Ne yaparsak yapalım insanların gözlerini yormaktan kaçınmalıyız. Bilgisayar ekranı zaten insanın gözünü yoran bir yapıya sahip. Bunu karışık renkler, okunması zor yazılar ile daha da kötüleştirmekten kaçınmamız gerekiyor.Sitenizin genel tasarımında, önceden belirlediğiniz bir ana renk ve bu renk ile uyumlu bir ya da iki yardımcı renk kullanmak yeterli olacaktır. Onlarca renk kullanıp, sayfalarınızı panayır yeri'ne çevirmeyiniz! Ana tasarım dışında siteye içerikle birlikte eklediğiniz resimler zaten diğer bütün renkleri sayfalarınıza yeterince ekleyecektir.Yanar döner gifleri, animasyonları yerinde ve sınırlı kullanınız. Eğer bir sayfada özellikle dikkat çekmek istediğiniz bir konu varsa ona dikkat çekmek için yanıp sönen bir link koyabilirsiniz. Ama sayfadaki hemen her linke bunu uygularsanız, sayfanız bir anda 10 tane trafik lambasının bulunduğu bir yaya geçidine benzeyebilir. Sayfalarınızı ferah tutmak için elinizden geleni yapmaya çalışın. Sayfalarınız ziyaretçiye 'Oku Beni' demeli. Kullandığınız resimler gereksiz detaylardan arınmış, net ve ilgi çekici olsun. Çok uzun yazılar kullanmamaya gayret edin. Karışık fon resimleri ve göz yorucu fon renkleri ile yazıları okunmaz hale getirmeyin. Tıkış tepiş içerik dolu sayfalar yapmayın, sayfa içinde dengeli boş alanlar bırakarak görüntüde rahatlık sağlayın. Son Olarak... unlardan yoksun bir tasarıma 'Web Tasarımı' demekten çok 'HTML Sayfası' demek dweb tasarım aha doğru olur. Unutmayalım ki Word'de yazdığımız her yazı bir edebi eser olamayacağı gibi, Dreamweaver, Flash ya da Frontpage ile yapılan her sayfa da bir 'tasarım' olamaz.Internet gerçekten çok keyifli ve bir o kadar da kullanışlı bir iletişim aracı. Onun bu özelliğini ozmamak ve zenginleştirmek de bize düşüyor. Tasarımın akıllıca kullanıldığı sitelerden küçük örnekler: Google Herkesin bildiği bir arama sitesi. Tasarımı da bu amacına tamamıyla kilitlenmiş durumda. Ne yapacaksınız? Internet'te arama... İşte karşınızda aradığınız kelimeyi yazacağınız kutu, ütünde ne şekilde arama yapacağınıza dair seçenekler ve bir de sade logo. Sitede görsel anlamda başka hiçbir şey yok. Zaten gerek de yok. Ama altyapı müthiş... Şu an Internet'in en iyi işleyen arama motorlarından birisi. EYE4U active media web design (Shockwave Flash) Site tasarımı, yapan bu firmanın sitesi baştan aşağı Flash. Ama 1,2,3 sayıyorsunuz ve sayfa karşınızda! Hem de rnklerin, grafik yerleşimlerin ve müzik-ses efektlerinin mükemmel uyumu ile. Site tamamen Flash olmasına rağmen sizde hiçbir bekleme rahatsızlığı uyandırmıyor. Aksine, geçip karşısına televizyon gibi introyu izliyorsunuz. Yahoo! Bilmeyen var mı? Yahoo'nun içinde onlarca fonksiyon, yüzlerce link var. Ama bunlardan ziyaretçilerin en sık ihtiyaç duyduğu ve kullandığı 6 link, en tepeye kocaman butonlar halinde yerleştirilmiş. Diğer fonksiyonlar da bir güzel kategorize edilip sayfaya dizilmiş. Arama motoru görmeye alışkın olduğumuz yerinde sayfanın üstünde bizi bekliyor (yani arama motorunu aramak zorunda kalmıyoruz!). Ve İşte size pek akıllıca olmayan ve sık karşılaştığımız Internet geyikleri!Bu siteyi izlemek için Internet Explorer 5.0 ve üstü gereklidir, siteyi izlemek için lütfen yükleyiniz!? Eğer bunu söyleyen siteye gerçekten ihtiyacınız yoksa, yani geçerken uğradıysanız ve ilaç siparişi falan vermeyecekseniz... gerçekten bu söyleneni yapar mısınız? Bir pop up penceresi 'Lütfen adınızı yazınız' diyor. Adınızı yazıyorsunuz 'Aycan' ve ana sayfada bir yazı 'Hoşgeldiniz Aycan!' Ne numara ama değil mi? Yani ille şapkadan tavşan çıkaracaksanız, ben adımı yazmadan bilsenize? Siteye giriyorsunuz ve iki tane kocaman bayrak, bir Türk bir İngiliz bayrağı. Bir an Nato karargahına geldim diye düşünürken bakıyorsunuz ki aslında klima satan bir şirketin sitesi! Yani dümdüz 'Türkçe - İngilizce' yazsanız olmuyor mu?' er tasarımlar yapmalıdır, en sivri konseptlere imza atmalıdır beklentisi, grafik ve reklam tasarımcılığını ağır beyin işçiliği haline çevirir. İşi alınca öncelikle, panik yapmayın. Ne dendiğine ve sizin ne vereceğinize bir bakın. Özellikle konuyla ilgili, esaweb tasarım slı grafik kitaplarına ve dergilerine gözatın. Sevdiğiniz işleri iyi inceleyin. Kullanılan fonttan, renk seçimine, işin ana fikrinden, lekesel dengelerine kadar… İşte burada esinlenmeler mekaniği devreye girecektir. Mesleki yaşantımda, işi birebir taklit eden tasarımcılarla da, esinlendiği bir Web tasarımınızın akıllı olması için aşağıdaki kodu Web sayfanızın kaynak kodundaki head bölümüne yerleştirmeniz yeterlidir: Tabii ki böyle bir şey henüz icat olmadı . Zaten konumuz da bu, sadece kodları, programları iyi bilmek yetmiyor. Onları nasıl kullandığımız daha da önemli aslında. Görsel anlamda iyi bir tasarım ile ‘Akıllı Tasarım’ farklı şeylerdir. Önemli olan bu ikisini ortak bir noktada birleştirebilmektir. Örneğin; görsel anlamda harika bir giriş sayfası yapabilirsiniz. Ama bunu yaparken Web’in sınırlamalarını göz ardı ederseniz, sayfanızın yüklenmesi için ’sizin dışınızda’ kimse ekrana yarım dakika boyunca bakmaz ve siteyi terk ederler! Şimdi işimizi akıllıca yapmak için nasıl bir yol izlemeliyiz bir göz gezdirelim isterseniz. Her ne kadar akıllı tasarımı kodlarda olduğu gibi kategorize edip, ‘bunu şöyle yaparsan, böyle olur’ gibi net reçeteler sunulamasa da en azından çalışmamızı bir sisteme oturtmak için genel bazı doğruları gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Yaratıcı Olun Ama Aşırıya Kaçmayın… Şimdi bu ne demek diyeceksiniz! Internet’e bir kitle iletişim aracı olarak bakarsak, onu kullanan insanların da zaman içinde alıştıkları kullanım standartları olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Yani nasıl ki telefonu kulağınıza götürüp sonra numaraları tuşlarsanız, sitenize giren insanlar da sitenizi böylesi standart davranışlarla kullanırlar. Eğer ’sıradışı’ olmak adına çok farklı bir uygulama yaparsanız, sitenize girenlerin kafasını karıştırmaktan başka bir şey elde edemezsiniz. Internet’teki çoğu sitenin gerek navigasyon, gerekse sayfa öğelerinin yerleşimi olarak bweb tasarım irbirine benzemesinin nedeni işte budur… Örneğin, insanlar sayfa linklerini görmek için alışkanlık olarak ilk önce sitenin tam tepesine ya da sol kolonuna bakarlar. Sonuç olarak ‘başkalarından farklı’ olmaya çok fazla çalışmayın, bazen yerleşmiş standartları kullanmak çok daha hayırlıdır. ‘Etkileyeceğim’ Derken Can Sıkıcı Olmayın. Macromedia firması Flash’ı ilk satışa sunduğunda, Flash’ın sunduğu hareketlilik büyük bir coşku yaratmıştı. Bir anda Flash ana sayfalı sitelerde bir patlama oldu. O kadar ki insanlar neredeyse ‘iyi sitenin girişi Flash ile yapılır’ diye düşünmeye, hatta Flash girişli siteler bazı ajanslar tarafından ayrı ücretlendirilmeye başladılar. Sonuçta ortaya yine ‘yanlış kullanımdan’ dolayı bir sürü can sıkıcı site çıktı. Siteye giriyorsunuz ve karşınızda bir yazı ‘lütfen bekleyiniz… animasyon yükleniyor’ yazıyor, sonra…. ‘Yükleniyor…. yükleniyor’ ve ‘yükleniyor’. …Pekiyi yüklene yüklene ne yükleniyor? Genellikle ekranın ortasından döne döne gelip, iki takla attıktan sonra parlayarak karşımızda duran şirketin logosu ve gelmesi yarım dakika süren birkaç resim! Siteyi ilk kez ziyaret ederken diyelim ki bu logodan en az şirketin kurucusu kadar etkilendik! İkinci, üçüncü girişlerimizde oturup baştan izlemeyi ister miyiz? Sizi duyar gibiyim.. ‘eh skip intro linkine tıkla!’ diyorsunuz. Pekiyi söyler misiniz her seferinde ’skip’ edeceğim gün gibi ortada olan bir introyu neden yaparlar?? Yani logo zıplamasa ne olur? İşte anahtar kelime bu ‘olmasa ne olur?’. Belki daha iyi bile olur diyorsanız, o zaman bu tür bir uygulamayı hiç kullanmayın. Flash da dahil olmak üzere sitenizde kullandığınız her öğenin mantıklı bir işlevi olmalı. İşlevi olmayan her öğe size, dolması gereken ilave kilobaytlar ve siteden kaçan ziyaretçiler olarak geri döner. Flash’ı tabii ki de kullanacağız ama akıllı bir şekilde ve yerinde. 5 saniye içinde dolan, sadece vektörel çizimleri içeren bir Flash uygulamasına hiç bir itirazım yok. Ama bir Flash uygulaması ön yükleme gerektiriyorsa baştan diyebilirim ki sitenizin yarıdan fazla ziyaretçisini kaçırıyorsunuz! (Flash’ın olağanüstü akılcı bir şekilde kullanıldığı bir site var: EYE4U active media web design (Shockwave Flash) eğer daha önce görmediyseniz bir ziyaret edin, ne demek istediğimi anlayacaksınız). Flash, bence devrim yaratan bir uygulama. Ama her yeniliği olduğu gibi onu da yerinde ve tabiri caizse ‘görgülü’ bir şekilde kullanmak lazım. Dikkatinizi çekerim… Flash’ın yaratıcısı Macromedia bili’ gözüyle bakmaktır. Internet’in sınırlarını bilin, yaratıcılığınızın sınırlarını da ona göre çizin. Internet’te ‘hız’ anahtar kelimedir. Sayfaya eklediğiniz her öğe bu hızı biraz daha yavaşlatan bir etkendir. Bu nedenle doğru amaçlar için doğru yöntemler kullanmalıyız. Birkaç örnek vermek gerekirse; Bir ya da birkaç renkten oluşan grafik görüntüler için gif, fotoğraflar için jpeg formatını kullanın. Kullandığınız resimleri kaydederken jpeg görüntü kalitesini maksimum yerine medium yapmak, kullandığınız resimin toplam boyutunu %50 azaltırken, görüntü değerinde ancak dikkatle bakınca fark edebileceğiniz kadar bir kayıba yol açar. Dolayısı ile daha az yer tutan resim ayarını tercih edin. Photoshop’un ’save for the Web’ opsiyonu size farklı format ve kalitede resimlerin hem boyut hem de görüntü kalitesi olarak ne olacağını baştan görmenize olanak sağlıyor. Rollover denilen, mouse ile üzerine gidince yanıp sönen linkleri tasarlarken, eğer amacınız sadece rengi değişen bir link ise, dolması gereken resimler yerine hazırladığınız style sheet’te (css) hover özelliğini kullanın. Sayfalarınızı onlarca javascript ve java applet ile doldurmayın. Bir paragraf yazıyı sadece güzel görünsün diye resim olarak kaydedip sayfaya koymayın. Alta doğru tren gibi uzayan sayfalar yapmayın… Bunun yerine ileri oklarıyla ziyaretçinin içeriği görüntülemeye devam etmesine sağlayın. Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Her şeyden Önce İçerik Gelir… Özellikle Web tasarımına yeni başlayanların sıkça içine düştüğü bir yanılgı var ‘Site güzel görünsün de, içine de bir şeyler yazarız!’. Ancak Internet öncelikle bir bilgi kaynağıdır. Internet’e giren insanlar da çabuk ulaşabilecekleri ve kendileri için bir değeri olan bilginin peşindedir.Sitenizin görsel tasarımı içeriğini destekleyen bir yardım e kendi sitesinde Flash’ı gayet temkinli kullanıyor ( Adobe ). Amacınızı doğru tespit edin ve uygulamalarınızı buna göre yapın… Ciddi bir endüstri kuruluşunun sitesine giriyorsunuz, o da ne! Tam tepesinde yanıp sönen bir link (Ziyaretçi Defteri!) ya da sitenin üstünde kocaman bir sayaç, sanki bir kişisel Web sayfasına geldik… Oldu mu yani şimdi? Sitenin yapısını, neyi temsil ettiğini ve hangi amaca hizmet ettiğini düşünerek tasarıma başlamalıyız. Kullandığımız renklerden, font gruplarına ve site içindeki uygulamalara kadar her şey bu anlam bütünlüğüne uygun olmalı. Gelinlik satan bir şirket sitesinin zemininde ancak rock music sitelerine yakışabilecek simsiyah bir zemin kullanmak, ya da gayet ciddi içerikli bir sitede düz bir verdana ya da helvetica yerine ‘comic sans’ karakterini tercih etmek pek mantıklı değildir! En İyi Site En Karışık Site Değildir… Orta yaşta olanlar hatırlar, eskiden bir Gırgır dergisi vardı, Gırgır’ın yönetmeni Oğuz Aral, çiçeği burnunda karikatüristlere hep ‘Gereksiz taramalardan kaçının.’ derdi. Bu söz, günümüzün dijital ortamında aynen ve hatta daha da fazla geçerlidir. Dikkat ettiniz mi? Dünyanın en çok ziyaret edilen ve tanınan sitelerinin hemen hepsinin sayfa zemini beyazdır, zeminde koyu bir renk ya da bir resim kullanmazlar… Emin olun ki nasıl yapılacağını bilmediklerinden değil . Yaptığınız her şeye, sayfaya eklediğiniz her yeni öğeye soruyla yaklaşın: ‘Bu, gerçekten gerekli mi? Bunun bir işlevi var mı?’ Bu ayrıma varmanın en kolay yolu, sitenize bir ‘ziyaretçcı olmalıdır. Görsel tasarıma ‘e : Artık yıl olup olmadıgına İlişkin Boolean (dogru/yanliş) degişken. Artik Yıl ise 1 degilse 0m : Tek Hanelilerin önüne sifir konarak ay sayisi "01" - "12"n : Tek Hanelilerin Önüne sifir konmadan ay sayisi "1" - "12"M : Kısaltilmiş ay adi : "Şub"s : Saniye : "00" -"59"S : İngilizce ('ıncı anlamına) 2 karakter ek ; "th" , "nd"t : Belirtilen ayın gün sayisi : "0" (Pazar veya Pazartesi) - "6" (Cumartesi veya Pazar)y : İki Haneli yıl "00"Y : Dört Haneli yıl : "2000"z : Yılın gün sayisi "0" - "365 phpBB panolarının (forumlarının) kurulumu Arkadaşlar, birçok kişi ücretsiz olan phpBB forumunu sistemlerinde kullanmaktadır.1. AdımDatabase (db-veritabanı) oluşturucağız. Ben oluşturdum. Yapamayan arkadaşlar olursa yorum veya forum kısmına yazın.2.Adımwww.phpbb.com sitesinden gerekli ve en son sürüm dosyaları indirirek kuracağınız dizine bir FTP programı aracılığı ile atmalısınız. Örneğin, Filezilla, CuteFTP, AceFTP vb. (Türkçe dil dosyasını 'language' klasörünün içine zip veya rar'dan çıkarıp atınız.)3.AdımFTP ye akratma gerçekleşti ve bitti. www.siteniz.com/kurduğunuzdizin/ adresiyle giriniz. Sizi otomatik olarak www.siteniz.com/kurduğunuzdizin/install/install.php kısmına yönlendiricektir.Burada gerekli alanları doldurmamız lazım. İlk 3 kısma dokunmuyoruz. Eğer yükleme dışında iş yapmayacaksak tabi.Alt tarafta 'veritabanı ayarları' kısmında benim ilk resimdeki oluşturduğum gibi siz de oluşturacaksınız ve buraya yazacağız onları.Veritabanı sunucu adresi: localhost (Burası genelde localhost olarak kalır extra bir durum yoksa)Veritabanı adı: sanalkurs (Ben öyle oluşturmuştum)Veritabanı kullanıcı adı: sanalphpbb (Bunu da ben öyle ayarladım, resimde göstermedim ne yazık ki.)Veritabanı şifresi: 123456 (Bunu da veritabanı oluştururken girmiştim.)Localhost hariç extra bir durum yoksa veritabanı adı, veritabanı kullanıcı adı ve şsas oğlan’ muamelesi yapıp, içeriği baştan savmak, sadece şekli güzel diye yanınızda bozuk bir cep telefonu taşımakla aynı şeydir. İçeriği oluştururken yine kendimize soru sormakta fayda var. İnsanlar benim siteme neyi bulmak için girecek? Onların beklentisi olan bilgiler neler olabilir? Bu bilgilerden hangileri ziyaretçiler için daha önceliklidir?. Bu sorulardan çıkan sonuçlara göre içeriğinizi önem sırasına koymalı ve bu sıraya göre içeriği Web sitenize yerleştirmelisiniz.Bu şekilde bakıldığında, sitenin en can alıcı bölümü olan ana sayfaya uzunca bir ‘SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ’ yazısı koymak oldukça anlamsız olacaktır. Çünkü büyük ihtimalle sitenize uğrayan kişi bir ‘HOŞGELDİNİZ’ mesajı aramamaktadır! Bunun yerine ana sayfaya yukarıdaki soruların sonuçlarına göre ziyaretçinin en çok ilgi duyup, aradığı konulara ait birkaç satır ve detaylar için birer link koymak akıllıca bir yaklaşım olacaktır. Ve görsel tasarımda dikkat etmemiz gereken bazı noktalar…Ne yaparsak yapalım insanların gözlerini yormaktan kaçınmalıyız. Bilgisayar ekranı zaten insanın gözünü yoran bir yapıya sahip. Bunu karışık renkler, okunması zor yazılar ile daha da kötüleştirmekten kaçınmamız gerekiyor.Sitenizin genel tasarımında, önceden belirlediğiniz bir ana renk ve bu renk ile uyumlu bir ya da iki yardımcı renk kullanmak yeterli olacaktır. Onlarca renk kullaniz tam olsun. Ben bu işi elimden gelen en iyi biçimiyle çözeceğim fikrini kafanızdan çıkarmayın. Ayrıca şunu da unutmayın, ortaya çıkan işin niteliklerini müşteri temsilcinize veya belki de müşteriye birebir siz aktaracaksınız. Nerde neyi yaptığınızı iyi anlatın. Tasarım bazan derdini anlatmak ister. Daha once de örneğini vermiştim, Fortis Bank’ın amblemi tam anlamıyla bir pazarlama başarısıdır. Ama estetik değerleri, endişeler ve eksikliklerle doludur.Tasarımınızın ilk aşamalarında veya ilerleyen zamanlarda, konuyla ilgili estetik hakimiyetine inandığınız bir diğer kişiden fikir edinebilirsiniz. Ya da ilerlemeye başladığınızda, müşteri temsilcisine; bak böyle yol alıyorum da diyebilirsiniz. Ki saatler sonra, “ayy bu çocuk görselinin burda ne işi var” gibi tepkileri önlemiş olmak için. Dolayisiyle Kabul gören bir iş de olsa, iyi tasarlanmış bir amblemin etkisinden daha az bir etkiye sahiptir. Eğer bitmiş bir işten esinlenip gaza geldiyseniz, dur şurdaki dianın font ile kullanımını burdan alayım, renkleri şurdan diye kolaj yapmanızı ise önermem. Hem bu mesleki formasyona uygun olmaz hem de yerin kulağı vardır unutmayın. Diğer yapılan tasarımları görmek için interneti de yoğun biçimde kullanmalısınız. Tasarımcılığınızın niteliğini oluşturmak için şöyle sorun kendinize; ben gerçekten tasarımcı mı olacağım yoksa salla gitsin mühim olan maaş bordosudur mu… Eğer ikinci şıkkı seçtiyseniz portfolyonuza koyacağınız işlerin, ay başlarında size uzatılacak olan zarfın kalınlığıyla ilgili olduğunu unutmayın. Dünyanın en iyi grafik tassarımcılarından biri olan David Carson için şu hikaye anlatılır. Surf ile yoğun alakalı olan Carson eskiden bir dönemler grafik yapmıyormuş ve surf yelkeni için başkasına grafikler tasarlatmış. Fakat çıkan sonuçları görünce bu işi ben bile daha iyi yaparım deyip kendi yelkeni için birşeyler yapmış. Sonuç o kadar iyiymiş ki adam içindeki cevheri böyle farketmiş. Benzer bir hikayeye geçtiğimiz yıllarda bizzat şahit olmuştum. Bir dergi grubundaki grafikerle tanışmıştım. İşin patronu grafikerle beni tanıştırırken” asıl mesleği ciğerciliktir ama biz grafiklerini daha çok beğeniyoruz” demişti. İşlere baktım gayet şık mizanpajlardı. Tüm web tasarım dalları özel yenıp, sayfalarınızı panayır yeri’ne çevirmeyiniz! Ana tasarım dışında siteye içerikle birlikte eklediğiniz resimler zaten diğer bütün renkleri sayfalarınıza yeterince ekleyecektir.Yanar döner gifleri, animasyonları yerinde ve sınırlı kullanınız. Eğer bir sayfada özellikle dikkat çekmek istediğiniz bir konu varsa ona dikkat çekmek için yanıp sönen bir link koyabilirsiniz. Ama sayfadaki hemen her linke bunu uygularsanız, sayfanız bir anda 10 tane trafik lambasının bulunduğu bir yaya geçidine benzeyebilir. Sayfalarınızı ferah tutmak için elinizden geleni yapmaya çalışın. Sayfalarınız ziyaretçiye ‘Oku Beni’ demeli. Kullandığınız resimler gereksiz detaylardan arınmış, net ve ilgi çekici olsun. Çok uzun yazılar kullanmamaya gayret edin. Karışık fon resimleri ve göz yorucu fon renkleri ile yazıları okunmaz hale getirmeyin. Tıkış tepiş içerik dolu sayfalar yapmayın, sayfa içinde dengeli boş alanlar bırakarak görüntüde rahatlık sağlayın. Son Olarak… Web tasarımı özellikle ülkemizde bazen biraz hafife alınmakta ve bu işin sadece bir iki program bilmekten ibaret olduğu yanılgısına düşülmektedir. Halbuki görüldüğü gibi gerçek anlamda Web tasarımı, bütün iletişim bilimlerinin buluştuğu en son nokta konumunda. Bu noktada pazarlama stratejileri, halkla ilişkiler, grafik altyapı, metin yazarlığı ve daha bir çok farklı etken aktif rol üstleniyor. Bunlardan yoksun bir tasarıma ‘Web Tasarımı’ demekten çok ‘HTML Sayfası’ demek daha doğru olur. Unutmayalım ki Word’de yazdığımız her yazı bir edebi eser olamayacağı gibi, Dreamweaver, Flash ya da Frontpage ile yapılan her sayfa da bir ‘tasarım’ olamaz.Internet gerçekten çok keyifli ve bir o kadar da kullanışlı bir iletişim aracı. Onun bu özelliğini ozmamak ve zenginleştirmek de bize düşüyor. Tasarımın akıllıca kullanıldığı sitelerden küçük örnekler: Google Herkesin bildiği bir arama sitesi. Tasarımı da bu amacına tamamıyla kilitlenmiş durumda. Ne yapacaksınız? Internet’te arama… İşte karşınızda aradığınız kelimeyi yazacağınız kutu, ütünde ne şekilde arama yapacağınıza dair seçenekler ve bir de sade logo. Sitede görsel anlamda başka hiçbir şey yok. Zaten gerek de yok. Ama altyapı müthiş… Şu an Internet’in en iyi işleyen arama motorlarından birisi. EYE4U active media web design (Shockwave Flash) Site tasarımı, yapan bu firmanın sitesi baştan aşağı Flash. Ama 1,2,3 sayıyorsunuz ve sayfa karşınızda! Hem de rnklerin, grafik yerleşimlerin ve müzik-ses efektlerinin mükemmel uyumu ile. Site tamamen Flash olmasına rağmen sizde hiçbir bekleme rahatsızlığı uyandırmıyor. Aksine, geçip karşısına televizyon gibi introyu izliyorsunuz. Yahoo! Bilmeyen var mı? Yahoo’nun içinde onlarca fonksiyon, yüzlerce link var. Ama bunlardan ziyaretçilerin en sık ihtiyaç duyduğu ve kullandığı 6 link, en tepeye kocaman butonlar halinde yerleştirilmiş. Diğer fonksiyonlar da bir güzel kategorize edilip sayfaya dizilmiş. Arama motoru görmeye alışkın olduğumuz yerinde sayfanın üstünde bizi bekliyor (yani arama motorunu aramak zorunda kalmıyoruz!). Ve İşte size pek akıllıca olmayan ve sık karşılaştığımız Internet geyikleri!Bu siteyi izlemek için Internet Explorer 5.0 ve üstü gereklidir, siteyi izlemek için lütfen yükleyiniz!? Eğer bunu söyleyen siteye gerçekten ihtiyacınız yoksa, yani geçerken uğradıysanız ve ilaç siparişi falan vermeyecekseniz… gerçekten bu söyleneni yapar mısınız? Bir pop up penceresi ‘Lütfen adınızı yazınız’ diyor. Adınızı yazıyorsunuz ‘Aycan’ ve ana sayfada bir yazı ‘Hoşgeldiniz Aycan!’ Ne numara ama değil mi? Yani ille şapkadan tavşan çıkaracaksanız, ben adımı yazmadan bilsenize? Siteye giriyorsunuz ve iki tane kocaman bayrak, bir Türk bir İngiliz bayrağı. Bir an Nato karargahına geldim diye düşünürken bakıyorsunuz ki aslında klima satan bir şirketin sitesi! Yani dümdüz ‘Türkçe - İngilizce’ yazsanız olmuyor mu?’ işten mucizeler yaratanlarla da çok karşılaştım. Bir şirket logosu için fontundan esinlenemezsiniz. Ama kullanılan renk kombinasyonu sizin kafanızda yeni bir pencere açabilir. Bütün işler kendine has olmalıdır evet. Şunu da unutmayalım her iş eşsiz bir özgünlükte olamaz. Eğer tasarım fikrine böyle girerseniz eliniz ve beyniniz kasılabilir. Tasarım için kendinize özgüvenitenekler gerektirir. Ama biryerde çalışıyorsanız veya bu işin eğitimini aldıysanız zaten bir yerdesiniz demektir. Eğer piyanist olmak istedeydiniz elinizdekilere bakmalıydınız. Grafik tasarımcı olmak için ezelden yetenekli olmanız gerekmez.